VAY BAŞIMA GELENLER

VAY BAŞIMA GELENLER

10. haftama tekabul eden bir gün de cep telefonum çaldı. Beni arayan başka bir banka idi. Cv’mi Kariyer.net’ten bulmuşlar ve beni görüşmeye çağırdılar.

Bende gidip gitmeme konusunda kararsızdım ama ok.leştik (gitmicek olursam da arardım ya değil mi?)

Gitmeden 1 gün önce hem Google Gruplarda üyesi olduğum hem  Emziren Anneler grubuna hem de Blogcu Anne ‘nin forumuna sordum. Dedim ki, 10 haftalık hamileyim ve yarın iş görüşmesine gideceğim sizce hamile olduğumu söylesem mi? söylemesem mi? yani bir anlamda sarımsaklasamda mı saklasam bebeğimi içimde? sarımsaklamadan mı? 🙂 Cevaplar sağolsunlar bütün annelerden geldi, gruplarda avukat da var öğretmen de,ik’cılar da. Genelde herkes söylemem taraftarı idi. Ben de düşündüm taşındım. Sorulursa söyleme kararı aldım, veeeee yola çıktımmmmm..

Ogün geldi, ben görüşmeye girdim herşey çok güzel gitti ve görüşme sonunda beni hem İK yöneticileriyle tanıştıracaktı, hem de şube müdürleriyle.. Tam kalkıyorduk ki, bana “Evlisiniz!” (evet evliyim, normal değilmi, sen bekar ve bulamadıysan ben ne yapayım) “Çocuğunuz var mı?” (hah işte zurnanın zırt dediği yer burası) Hayır yok ama bekliyorum dedim. Rengi attı kızcağızın “Gerçekten mi?” (evet neden yalan söyleyeyim ama aslında düşünmedim de değil hani 🙂 Evet 10 haftalık şu an..
“Ama siz de takdir edersiniz ki, biz size bir yatırım yapacağız (naparsanız yapın bana ne bunu her banka yapıyor) ve sizi bu şekilde işe almamız MÜMKÜN DEĞİL” dedi ve benim orda tepem atıverdi. Sadece Peki dedim, kız da bana “Ama hamilelik süreci çok özel bir süreç, bunun tadını çıkarın bitsin hala iş arıyorsanız gelin tekrar görüşelim” dedi. Olur bakarız :p

Geldim bunu ben hem gruba hem de foruma yazdım. Tabii ki içler acısı bir durum ve tabii ki, başa gelmese.
Bundan sonra Elif sağolsun benim adıma bir yazı yazdı yazının tamamı burada. Fakat bir bilgiyi kesinlikle buraya açıkça paste etmek istiyorum. Bunu yazan bir avukat. Dikkatle okuyunuz;

“İşverenin, işe almama sebebi olarak hamileliği göstermesi kanuna aykırıdır. Ancak maalesef bu konu şu an uygulaması henüz oluşmamış ve kanunda yeterince düzenlenmemiş ve (bildiğim kadarıyla) Yargıtay’ın da henüz bir görüş oluşturmadığı bir konudur.
İşverenin hangi işçiyi işe alıp hangisini almayacağı, işi hangi işçiyle en verimli bir biçimde yürütebileceğini belirleme konusunda yetkisi Anayasa’nın dilediği ile sözleşme yapma ve Borçlar Hukuku’nun sözleşme serbestliği ilkesinin sonucudur. Ancak, işveren adaylar arasında seçim yaparken bu seçimi İş Kanunu’nun 5/3. maddesinde düzenlenen cinsiyet veya gebelik ayrımı yasağını ihlal eden bir nitelik taşıyamaz. İşveren istediği adayla iş sözleşmesini kurarken, hukukun temel ilkelerini, Anayasanın ve yasaların emredici kurallarını, İş Hukukunda hüküm altına alınan ayrımcılık yasaklarını ihlal edemez.
Ayırımcılık yasaklarına ilişkin düzenlemelerin temeli Anayasa’nın 10. maddesi ve İş Kanunu’nun 5. maddesine dayanmaktadır. Anayasanın 10. Maddesi işverenin eşit davranma ilkesinin temellerinden biri olarak gösterildiğinden, işçinin dili, dini, ırkı, rengi, cinsiyeti gibi nedenlerle yapılacak bir aleyhe ayırımcı işlem her zaman işverenin eşit davranma borcu kapsamında değerlendirilmiştir. İş Kanunu’nun 5/3. maddesinde cinsiyet ve gebelik nedeniyle ayırımcılık, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde yasaklanmıştır.
İş ilişkisinde ve işe son vermede ayırımcılık yapılmayacağı kanunda açık olarak dile getirilmişse de işe alımlarda ayırımcılık yasağı net bir şekilde ortaya konulmamıştır. Şöyle ki: İş Kanunu madde 5/1’de yalnızca iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamayacağından bahsedilmiş ve madde 5/son’da işe alımlarda ayırımcılık hali için tazminat öngörülmemiştir. İşe alımlarda yapılan ayırımcılığa tazminat yaptırımının öngörülmemiş olması da maddede getirilen yasağın etkinliğini azalmıştır.
Bu konuda kanunda bir boşluk olduğu görülmektedir. Kanunda düzenlenmeyen konulardaki boşluklar Yargıtay’ın kararları ile doldurulur. Ancak bu konuda bildiğim kadarıyla Yargıtay konu ile ilgili görüşünü oluşturmamıştır. Bu konuda bazı doktrinler iş ilişkisi veya sona ermesinde öngörülen tazminat yaptırımı iş ilişkisinin kurulmasındaki ihlallere de uygulanabilir görüşündedir.
Böyle bir duruma maruz kalan işçi adayı ilk olarak Çalışma Bakanlığı Bölge Müdürlüğü’ne şikâyet dilekçesi yazarak eşitlik ilkesine aykırılık yapıldığı sebebiyle işvereni şikâyet edebilir.”

Av. Gökçe Ucuzal Demir

Sen çok yaşa Gökçe… İyi ki varsın Elif…
Bebeğim sen üzülme hayırlısı olmuştur 🙂 Baştan bozuk Türkiye ben bunun neresini düzelteyim:(

Reklamlar

2 thoughts on “VAY BAŞIMA GELENLER

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s